UYURGEZER OLMAK
UYURGEZER
Uyurgezerlik hepinizin bir şekilde duyduğu, hakkında belki de
rivayetler bile işittiği bir rahatsızlık. Peki ya gerçekten uyurgezerlik
gibi oldukça tuhaf bir hastalık hakkında ne kadar şey biliyorsunuz?
İnanın bana bu yazıyı okuduktan sonra uyurgezerlik hakkında ne kadar az şey bildiğinizi farkedeceksiniz.
Uyurgezerlik Nedir?

Uyurgezerliği kısaca bir uyku bozukluğu rahatsızlığı olarak
tanımlayabilir. Uyurgezer bireyler düşük bilinç halinde olmalarına
rağmen, tam bilinç durumunda gerçekleştirilen tüm aktiviteleri
yapabilirler. Bu aktiviteler oldukça basit olan yürümek gibi
aktivitelere olabilirken, araba kullanmak gibi karmaşık aktivitelerde
olabilir.
Uyurgezerlerin Beyninde Neler Oluyor?

Beynin neden bireye ‘kalk dolaş’ dediği henüz bilinmiyor. Ama bu sürecin
nasıl gerçekleştiği bilimsel olarak keşfedilmiş durumda.
İnsanoğlu uyurken birden fazla evreden geçer. Önce hafif uyku, ardından
kısa süreliğine derin uyku ve gene hafif uyku. Bunları takip edense REM
adı verilen ve hızlı göz hareketlerinin olduğu süreç başlar.Bu döngü
uyku boyunca devam eder ve her seferinde REM uykusu uzar ve en sonunda
uykunun genelini oluşturur. REM evresi aynı zamanda rüyalarımızı
gördüğümüz evredir. Bu evrede vücudumuz bir çeşit felç halindedir.
Uyurgezerlik dediğimiz olaysa derin uyku evresinde gerçekleşir. İşin ilginci beyin bu sırada hareket edecek kadar aktif çalışırken, bu yoğun uyarılmaya rağmen birey uyanmaz.
Uyurgezer Beyinler Ne Kadar Aktif?

Milano’da yapılan bir araştırma uyurgezerlikle ilgili oldukça ilginç
veriler elde edilmesini sağladı. Uyurgezer bireyler üzerinde yapılan
çalışmalar uyurgezerlerin beyinlerinin bazı bölümleri uyku halindeyken,
bazı bölümlerinin uyanık olduğunu gösterdi. Bu dengesizliğin
uyurgezerliğin temel sebebi olarak görülüyor.
Uyurgezerliğin Sebepleri Nelerdir?
Uyurgezerliğin oldukça farklı sebeplerden ötürü ortaya çıkan bir
rahatsızlık Kimi zaman yorgunluk, kaygı, stres, panik atak gibi
psikolojik faktörlerden kaynaklanan uyurgezerlik, kimi zamanda reflü,
kalp rahatsızlıkları, astım gibi fizyolojik rahatsızlıkların yan etkisi
olarak kendini gösterebilir.
Uyurgezerlik Kimlerde Görülür?
Yukarıda saydığım rahatsızlıklara sahip olunmasa da uyurgezer olunabileceğinin en büyük kanıtı çocuklar.
Yapılan araştırmalara göre her 5 çocuktan 1’i uyurgezer. Bunun
sebebiyse n-REM durumda yetişkinlere kıyasla daha fazla vakit
geçirmeleri.Büyüdükçe azalan uyurgezerlik hastalığını yetişkinlerde
görülme sıklığıysa %1-2.5 arasında seyretmekte.
Uyurgezerlik Tehlike Bir Rahatsızlık Mıdır?
Uyurgezerlik aslında fizyolojik olarak insan vücuduna herhangi bir zarar
vermiyor. Ancak uyurgezerlerin yaptıkları eylemleri bilinçli olarak
yapmamaları oldukça büyük riskler doğurabilir. Gözleri açık görünse de
uyurgezerler aslında eylemleri boyunca görerek değil,hafızaları
doğrultusunda hareket ederler. Balkondan düşmek, araba kazasında
yaralanmak uyurgezerlerin başına sık gelen kazalar arasında.
Uyurgezer Birini Uyku Halinde Hareket Ederken Uyandırmak Riskli Midir?
Uyurgezere bireyleri hareketleri sırasında uyandırmanın herhangi bir
riski yoktur. Ancak unutmayın kişi hareketlerinin farkında olmadığı için
uyandığında oldukça afallamış bir durumda olacaktır. O yüzden kişiyi
uyandırdığınızda sakince ona durumu açıklamanız gerekir.
Bazı durumlarda uyandırmak yerine kişiye rehberlik etmek çok daha doğru
olacaktır. Onu uyandırmadan sakin bir ses tonuyla yatağına yönlendirmek
ve ona eşlik etmek kişinin panik olmasını engeller. Özellikle çocukları
uyandırmak yerine onlara eşlik etmek daha doğru bir yöntemdir.
Uyurgezerlik Hakkında Çok Şaşıracağınız İlginç Bilgiler
*Uyurgezerlik aynı yumurta ikizlerinde sık görülen bir rahatsızlıktır.
*Uyurgezerler gözleriyle değil, hafızalarıyla hareket ederler.
*Uyurgezerlik erkek çocuklarında daha fazla görülür.
*Uyurgezerliğin genetik yollarla nesiller arasında aktarıldığına dair bilimsel araştırma sonuçları bulunmakta.
*Uyurgezerlik hastalığında muzdarip olanlar normal hayatta bilinçli
olarak yaptıkları herşeyi yapabilirler. Enstrüman çalabilir, yemek
yapabilir, araba kullanabilirler hatta eski sevgililerine mesaj bile
atabilirler. ?
*Uyurgezerlerin cezai ehliyeti yoktur. Yani uyurgezer bir kişi işlediği
bir suçtan ötürü cezalandırılmaz. Çünkü bu bilinçdışı gerçekleştirilmiş
bir eylemdir.
*Uyurgezerlik 1 dakika ile 30 dakika arasında gerçekleşebilir. Genellikle ise uyurgezerlerin eylemleri 10 dakika sürer.
*Farklı vakalarda uyurgezer bireylerin bilinçliyken yapamadıkları
şeyleri yapabildikleri görülmüştür. Örneğin, normal hayatında hiç resim
yapmayan birinin uyurgezerken oldukça harika resimler yaptığı
görülmüştür.
*Yapılan bazı araştırmalara göre uyurgezerler acıyı hissetmezler.
Uykularındaki hareketleri sırasında fiziksel zarar gören uyurgezerler
çoğunlukla uykularında uyanmıyor ve acıyı ancak sabah uyandıktan sonra
hissediyorlar.
Uyurgezerlerin Başlarına Gelen Tuhaf Olaylar
Bu kadar enteresan bir hastalığın insanlara neler neler yaptırdığını öğrenince şok olacaksınız.
1.Aile Katili
2000 yılında yaşanan bu vaka oldukça acıklı bir sonla bitiyor. 23
yaşındaki uyurgezer Ken Parks bir gece uykusundayken kalkıyor, arabasına
atlayıp eşinin ailesinin yaşadığı eve gidiyor. Önce kayınpederiyle
fiziksel bir kavgaya tutuşan Parks kavganın sonunda
kayınpederini boğarak öldürüyor. Ardındansa
kayınvalidesini bıçaklıyor.İşin tuhaf kısmı Parks’ın tüm bunları
yaptıktan sonra kendi arabasıyla polis istasyonuna gidip ‘Galiba kendi
ellerimle birilerini öldürdüm’ şeklinde ifade vermiş olması.
Çevresindeki insanlar tarafından ‘Dünya’nın en tatlı insanı’ olarak
tanımlanan Park, bir dizi psikolojik kontrolden geçirildikten sonra
suçlu bulunmadı.
2. Pencereden Atlayan Oğlan
2004 yılından gerçekleşen bu vakada geç bir oğlan kendini 4. kattan
aşağıya atıyor. Şanslı çocuk kırık bir bacak ve omuzla bu kazadan
kurtulmuş olsa da işin enteresan kısmı çocuğun atladıktan sonra kalkıp
hareket etmesi ve hiç birşey olmamış gibi yürümeye devam etmesi.Üstelik
bunlar yaşanırken o uyumaya devam ediyordu.
Maalesef her zaman bu olaylar ufak kırıklarla atlatılmıyor. İngiltere’de
yaşanan benzer bir uyurken pencereden atlama olayı oldukça kötü
sonuçlanmış. Stuart isimli 8 yaşındaki uyurgezer çocuğumuz benzer
şekilde pencereden atlıyor ve ömür boyu tekerlekli sandalyeye bağımlı
hale geliyor. İşin dikkat çekici yanıysa bu durumdan pencerenin önünde
gerekli çocuk koruma tedbirlerini almayan bina görevlilerinin sorumlu
tutulması ve bir para cezasına mahkum edilmeleri.
3.Vinçin Üzerinde Bir Uyurgezer
Bu hikayenin içinde oldukça fazla siren sesi bulunuyor. Aslında herşey
polise yapılan bir intihar girişimi ihbarıyla başlıyor. İhbarı yapan
kişi yaklaşık 40 metre yükseklikteki bir vincin tepesinde genç bir kızın
durduğunu ve intihar etmek üzere olduğunu söylüyor. Olay yerine giden
itfaiye ve polis ekipleri duruma hemen müdahale ediyor. Ancak vincin
tepesine tırmanan itfaiyeciler tuhaf bir durumla karşılaşıyorlar ve
karşılarında 15 yaşlarında olan ve uyuyan bir kız buluyorlar.
Uyurgezerken kendini aşan bu genç kızın o sırada oldukça büyük bir
tehlike altında olduğunu özel olarak belirtmeye gerek yok.
Kızın aniden uyanıp, panikle aşağı düşmesini engellemek için
itfaiyeciler oldukça sakin bir şekilde kızın yanına yaklaşıyorlar ve
kişisel eşyaları arasından cep telefonuna ulaşıyorlar. Ailesine ulaşılan
genç kız telefonla ailesi tarafından uyandırılıyor. Ailesinin ifade
ettiğine göreyse büyük bir tehlike atlatan kızın oldukça uzun bir
uyurgezerlik hikayesi varmış.
Genç kızımının vinçin üzerine nasıl tırmandığıysa hala büyük merak konusu.
4.Uyurgezerlerde Aldatır
Avusturalya’da yaşanan bu olan uyurgezerliğin sadece insan hayatını
değil aynı zamanda evlilikleride riske atabilen bir hastalık olduğunu
gösteriyor.
Hikaye uyurgezer kadının eşinin evde bir iki ay boyunca devamlı
kullanılmış prezervatifler bulmasıyla başlıyor.Duruma bir türlü anlam
veremeyen eş bir gece yarısı kalktığında yanında karısını bulamıyor ve
onu aramaya başlıyor. Şaşkın eş o gece karısını tamamen yabancı biriyle
birlikteyken yakalıyor. Eşinin hiçbir şey hatırlamadığını söylemesi
üzerine eşine oldukça güvenen eş, karısını alarak hemen bir doktora
gidiyor.
Ortaya çıkan sonuçsa oldukça enteresan. Uyurgezer kadın meğerse aylardır
gece yarısı kalkıp, giyinip sokağa çıkıp rastgele ve bilinçsizce
bulduğu erkeklerle cinsel birliktelik yaşıyormuş.
5.Uyurgezer Müzisyen
Uyurgezer insanların nRem uykusundayken herşeyi yapabildiklerinden size
daha öncede bahsetmiştik. Peki bunların arasında şarkı yazıp
bestelemenin de olduğunu söylesek.
New Yorklu Dion McGregor uykusunda oldukça yaratıcı şarkılara imza atan
bir isim. 1960’larda oda arkadaşının bu durumu farketmesi ve McGregor’un
şarkılarını kaydetmesiyle birlikte ilk uyurgezer albümü olan ‘The Dream World of Dion McGregor (He Talks In His Sleep)’ ortaya çıkmış.
Uyurgezer müzisyenimizin şarkılarını dinlemek için tıklamanız yeterli.
6. Sarhoş Uyurgezer
2003 yılında Denver’da polis kayıtlarına geçen bu olayda oldukça fazla
alkolün ve bir uyurgezerin işin içine karıştığını söyleyebiliriz.
Uyurgezer bir genç hemşire kadın gece kalkıyor yaklaşık yarım şişe şarap
içiyor ve üzerine sadece bir tişört geçirerek arabasına atlıyor.
Hem sarhoş, hem uyurgezer hemşiremiz kaçınılmaz sona yakalanıyor ve bir
arabaya çarpıyor. Olay yerine gelen 2 sözde tamamen ayık polis memuruysa
hemşiremizi sarhoş araba kullanmaktan tutuklayarak nezarethaneye
götürüyorlar.
Elbette hikayenin sonunda genç hemşirenin uyurgezer olduğu anlaşılıyor ve ceza almadan bu işten sıyrılıyor.
7. Uyuryer
Uyurgezerliğe yeni bir bakış açısı getirmiş bir isimle daha
karşınızdayız, Anna Ryan. Onun hikayesi biraz daha farklı. Anne fazla
kilolarından oldukça rahatsız bir kadındı ve ısrarla kilo vermek için
sıkı diyetler uyguluyordu.Tüm sıkı diyet programlarına ve spor
salonlarında geçen onca vakte rağmen Anna’nın kilo veremiyor oluşu bir
süre sonra diyetisyeninde dikkatini çekti.
Bir süre sonra bu işin sırrını Anna’nın eşi gözdü.Karısının diyetine
ihanet ettiği zamanlar vardı; uykuları. Anne bir uyuryerdi. Geceleri
uyanıp evde bulunan tüm çikolataları, kekleri mideye indiriyordu. Bu
durumun ortaya çıkmasıyla birlikte işin gizemide ortaya çıkmış oldu.
İşin tehlikeli kısmıysa Anna sadece evde hazır bulunan yemekleri
yemiyordu aynı zamanda evdeki gazlı ocağı kullanarak yemek de
pişiriyordu.
8. Tehlikeli Yakınlaşma
Bu uyurgezerlik vakasında işe maalesef oldukça vahşi timsahlarda dahil
oluyor. James Curren oldukça uzun yıllar boyunca uyurgezerlik
hastalığından çekmiş bir isim. Ancak 1998 yılında, 77 yaşındayken başına
gelen bu olay yaşadığı en kötü tecrübe olmaya aday. Currens bir gece
yatağından kalkıp eline bir bambu parçası alarak yakındaki bir gölete
doğru yola koyuluyor. Uyandığındaysa kendi göletin içideki bir bataklığa
saplanmış olarak buluyor. Hemde etrafı vahşi timsahlarla sarılı bir
halde.Elindeki bambuyla kendini timsahlardan korumaya çalışan Curren
yardım çığlıkları atmaya başlıyor. Etraftakilerin yardımlarıyla
bataklıktan ve timsahlardan kurtulmayı başaran Curren olayı ufak
sıyrıklarla atlatıyor.
9. Gizemli Katil
Şimdi anlatacağım olaysa polisiye filmleri aratmayacak cinsten.
Olayımızın kahramanı Robet Ledru isimli 19.yy ‘da yaşamış oldukça
başarılı bir dedektif. Bir gün Paris polisi Ledru’dan bir cinayet
vakasının çözümlenmesi için danışıyor. Cinayet mahali olan deniz
kenarına giden Ledru ellerinde sadece iki kanıt olduğunu farkediyor. Bir
adet aynı Ledru’nun kulladığı türde bir silaha ait kurşun ve kumda izi
çıkmış katile ait olan başparmağı kesik bir ayağın izi.Ledru bu durum
karşısında şok oluyor çünkü Ledru’nun da baş parmağı küçükken geçirdiği
bir kazada kopmuştu. İşin daha da ilginç kısmıysa o sabah Ledru’nun
ıslak bir çorapla uyanmış olması, sebebiniyse bir türlü anlamamamış
olmasıydı.
Ledru durumu hemen Fransız polisine bildirdi ve galiba uykusunda tuhaf
birşeyler yaptığını söyledi. Ünlü dedektifin teorisini mantıklı bulan
polis ufak bir deney yapma kararı aldı. Onu bir hücreye kapatıp gece
neler olacağını gözlemleyeceklerdi. İlk gece gerçektende Ledru uykusunda
kalkıp hücrenin içinde hareket etmeye başladı. Ertesi günse hücreye bir
silah koydular ve Ledru’nun ne yapacağını beklemeye başladılar. Ledru
ikinci gecede uykusundan uyandı, silahı aldı ve başındaki bekçiye ateş
etti. Bu sayede Ledru’nun bir uyurgezer olduğu ve yaptıklarının farkında
olmadığı ortaya çıktı.
Ledru herhangi bir ceza almadı, ancak ömrünün geri kalanını şehir
dışında bir çiftlikte geçirerek başkalarına zarar vermesi engellendi.
10. Uyurgezerlik ve Tecavüz
2005 yılında Toronto’da yaşanan bir olayla Jan Luedecke hastalığı
yüzünden kendini oldukça tatsız bir durumun ortasında buldu. Oldukça
fazla alkollü geçen bir gecenin sonrasında bir koltukta uyuyakalan Jan
tanımadığı biri tarafından yumruklanarak uyandırıldı. İddiaya göre Jan
bir kadına tecavüz etmişti. Jan sa banyoya gidip prezervatif
kullandığını farkedene kadar o akşam biriyle seviştiğini bile
farketmemişti.
Olay adli kurumlara taşındı. Jan hem doktorunun verdiği rapor, hemde
eski sevgilisinin Jan’ın lehine verdiği ifadeyle bir ceza almaktan
kurtuldu.
Gördüğünüz gibi uyurgezerlik oluş şekli, insan üzerindeki etkileriyle
birlikte insanoğlunun başına gelen en tuhaf hastalıklarından biri.
İnsanı bir katile de dönüştürebiliyor, bir müzisyene de.
Peki ya sizce uyurgezerlik bir lütuf mu yoksa bir lanet mı? Ne dersiniz?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder